• 0543 647 54 04

  • info@ayvalikuzmanpsikolog.com

11 Eylül 2017

Okula Uyum Süreci

Okulların açılmasının yaklaşması sebebiyle çocuklarımızdaki okulla ilgili kaygılar da gün yüzüne çıkmaya başladı. Okullara uyum sürecini kolaylaştırmak adına anasınıfı ve birinci sınıflar bugün 2017-2018 yılının ilk dersini yaptılar. Kimi çocuklar bu yeni girdikleri ortama kolayca uyum sağlarken kimileri ise uyum sürecinde bazı zorluklar yaşadı.
Okul kaygısı/korkusu diye adlandırdığımız kavram aslında okula karşı olan korkudan ziyade bilinmezliğe olan geçişte yaşanan zorluklar ve temel bakım verenden (ki bu kişi genellikle annedir) ayrılmayla ilgili yaşanan bir zorluktur ve buna da ayrılık/seperasyon  anksiyetesi denir.
Alışılmış ortamdan ve düzenden ayrılmak ve yeni bir ortama girmek sadece çocuklar için değil biz yetişkinler için de zorlayıcı bir süreçtir. Özellikle 0-3 yaş arasında temel bakım verenden ayrılmak çocuklar için zorlayıcı olmanın yanı sıra, bu dönemde yaşanan bu anksiyete bu yaş grubu için beklenen bir durumdur. Girilen yeni ortamda kurulan sosyal ilişkiler sonucunda bu kaygılar genellikle yok olur (çocukların bireysel farklılıkları gözönünde bulundurulmalı ve bu sürecin her çocukta aynı şekilde ilerlemeyeceği unutulmamalıdır.) Ancak 4 yaş ve üzerindeki çocuklarda, özellikle de evden veya ebeveynden ayrılırken  ciddi ve yineleyici kaygıların yaşanması seperasyon anksiyetesi olarak adlandırılır. Bu kaygılar yineleyici ve beklenenden fazla düzeydedir.
Ayrılık anksiyetesi olan çocuklar ayrılık söz konusu olduğunda abartılı tepkiler gösterirler. Bu abartılı tepkiler şöyle sıralanabilir:

  • Ağlama
  • Titreme
  • Huzursuzlaşma
  • Bedensel yakınmaların ifade edilmesi (karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, kendi başına uyumak istememe vs.)
  • Ebeveynine yapışıp bırakmak istememe
  • Ailenin teselli etme çabaları çoğunlukla ayrılık anksiyetesi bozukluğu olan çocuğu rahatlatmaz
  • Çocukların ifade ettiği bu korkular genellikle kendinin ya da ailesinin başına bir şey geleceği birinin zarar göreceği ya da ayrılığın sürekli olacağı şeklindeki korkulardır.

Ayrılık anksiyetesi genellikle aşırı koruyucu ve/veya kaygı düzeyi yüksek ailelerin çocuklarında görülmektedir. Bazen de ebeveyn tutumları çocuğun yaşadığı bu kaygılarını tetiklemektedir.  Ayrıca ebeveynlerin; çocuk, çevre ve kendileriyle ilgili olarak kaygılı olması da çocuğun endişelerini arttırabileceği unutulmamalıdır.
Çocuğunuzun kaygısını anlıyor ve paylaşıyor olmak bu süreçte belki de en önemli noktadır. ‘’Aman ne var bunda her çocuk okula gidiyor sen de gideceksin!’’şeklinde bir yaklaşım, çocuğunuzda anlaşılmıyor hissi yaşatacak ve kaygısının daha da artmasına sebep olacaktır.
Peki ama okula uyum sürecinde ebeveynler olarak neler yapabiliriz?

  • Öncelikle okul başlamadan önce çocukla birlikte okula gidilerek, okulun nasıl bir yer olduğu hakkında kafasında bir fikir oluşturması sağlanmalıdır. Çünkü unutulmamalıdır ki bilinmezlik kaygı yaratır.
  • Eğer imkanınız varsa, çocuğunuzun öğretmeni ile okula başlamadan önce tanışmasını sağlayarak ve öğretmeniyle olumlu bir ilişki kurmasını sağlayarak kaygısı azaltılabilir. Eğer öğretmeniyle tanıştırma imkanınız yoksa, en azından öğretmeninin fotoğrafını göstererek ve öğretmeni hakkında kısaca bilgiler vererek çocuğun öğretmenine dair bir izlenim oluşturması sağlanabilir.
  • Çocukların genellikle evle ya da bakım verenle bağını koparma konusunda güçlük yaşadığı göz önüne alındığında; okulun ilk dönemlerinde kendini güvende hissetmesine yardımcı olacak sevdiği bir oyuncak/nesne ya da bakımvereninin yanında olduğunu ona hatırlatacak olan bir nesneyi (anahtarlık, bileklik vs.) okula giderken yanında götürmesi ve kendini kaygılı hissettiğinde bu nesneyi çantasından çıkarıp kısa bir süre bakması, elinde tutması ya da cebine koyması sağlanabilir.
  • Okula uyum sürecinin belki de en önemli noktalarından birisi, çocuğun uyku ve yeme düzeninin okul başlamadan en az bir hafta önce okul saatlerine göre ayarlanmalıdır.

Yeni eğitim ve öğretim yılında başarılar dilerim.

Anahtar Kelimeler: